Yatırımcı Şirketin Kontrolünü Nasıl Ele Geçirebilir? Veto Hakları, Yönetim Kurulu ve Pay Sahipleri Sözleşmesi
Tüm Makaleler
Startup Hukuku

Yatırımcı Şirketin Kontrolünü Nasıl Ele Geçirebilir? Veto Hakları, Yönetim Kurulu ve Pay Sahipleri Sözleşmesi

4 Kasım 2026 Av. Şenay Yağmur Efe 38 dk okuma 0 görüntülenme

Startup yatırımında şirket paylarının çoğunluğu kurucularda kalmasına rağmen yatırımcı yönetimi etkileyebilir mi? Reserved Matters, veto hakları, yönetim kurulunda temsil, imtiyazlı paylar ve pay sahipleri sözleşmesinin Türk Ticaret Kanunu karşısındaki sonuçlarını inceliyorum.

Bir teknoloji girişimi geliştirdiği yazılımı piyasaya sürmüş, ilk müşterilerini kazanmış ve büyümek için yatırım arayışına başlamış olabilir. Yatırımcı, şirketin %20'sine karşılık finansman sağlamayı teklif ettiğinde kurucular çoğu zaman basit bir hesap yapar:

"Şirketin %80'i bizde kalıyor. O halde şirketin kontrolü de bizde olacak."

Ancak startup yatırımlarında pay sahipliği oranı ile şirket yönetimi üzerinde sahip olunan haklar her zaman aynı değildir.

Bir yatırımcı şirketin azınlık payına sahip olmasına rağmen, yatırım sözleşmesinde belirlenen yönetim kurulunda temsil, özel onay, pay imtiyazları ve sözleşmesel koruma mekanizmaları aracılığıyla önemli kararlarda etkili olabilir.

Örneğin şirketin yeni yatırım alması, belirli tutarın üzerinde borçlanması, ana faaliyet konusunu değiştirmesi veya önemli fikri mülkiyet haklarını devretmesi yatırımcının onayına bağlanmak istenebilir.

Peki, yatırımcı şirketin yalnızca %10 veya %20'sine sahipken şirket yönetimini kontrol edebilir mi? Kurucular pay çoğunluğunu korusalar bile karar alma yetkilerini kaybedebilir mi?

Kısa cevap: Azınlık pay sahipliği tek başına şirketin yönetimini ele geçirme yetkisi vermez. Ancak hukuken geçerli şekilde oluşturulmuş yönetim, temsil, imtiyaz ve onay mekanizmaları yatırımcının belirli şirket kararlarını etkilemesine veya engellemesine yol açabilir. Bu hakların kapsamı, Türk Ticaret Kanunu'nun emredici hükümleriyle sınırlıdır.

Bu yazıda yatırımcıların talep ettiği veto haklarını (Reserved Matters), yönetim kurulunda temsil hakkını (Board Seat), imtiyazlı payları, pay sahipleri sözleşmelerini (Shareholders Agreement – SHA) ve bu mekanizmaların Türk anonim şirketlerindeki hukuki sonuçlarını ayrıntılı olarak inceliyorum.

1. Startup Yatırımlarında Şirket Kontrolü Ne Anlama Gelir?

Şirket kontrolü yalnızca bir ortağın sermayenin yarısından fazlasına sahip olmasıyla açıklanamaz.

Şirket üzerinde farklı düzeylerde ekonomik, yönetsel ve sözleşmesel etkiler bulunabilir.

Örneğin:

  • Payların çoğunluğuna sahip olmak,

  • Genel kurul kararlarında belirleyici oy gücüne sahip olmak,

  • Yönetim kurulunda temsil edilmek,

  • Belirli yönetim kurulu kararlarının alınmasını etkileyebilmek,

  • Belirli işlemleri özel onaya bağlamak,

  • Şirketin yeni pay çıkarmasına ilişkin sözleşmesel haklar elde etmek,

  • Şirketin satılması veya önemli varlıklarının devri üzerinde etkili olmak

birbirinden farklı hukuki sonuçlar doğurabilir.

Bu nedenle bir yatırım sözleşmesinde "kontrol" kavramının hangi yetkiyi ifade ettiği belirlenmelidir.

Ekonomik kontrol ile yönetim kontrolü aynı şey midir?

Hayır.

Ekonomik haklar; kâr payı, tasfiye payı, pay değeri ve belirli likidite olaylarında elde edilecek gelirlerle ilişkilidir.

Yönetim hakları ise şirket organlarının oluşumu, karar alma süreçleri ve belirli işlemlere ilişkin yetkilerle ilgilidir.

Örneğin yatırımcının liquidation preference hakkı bulunması, onun otomatik olarak yönetim kurulunun çoğunluğunu belirleyebileceği anlamına gelmez.

Benzer şekilde yatırımcının yönetim kurulunda temsil edilmesi, şirketin bütün kârını veya varlıklarını kendi lehine kullanabileceği anlamına gelmez.

2. Şirketin %80'i Kurucularda Kalırken Yatırımcı Nasıl Etkili Olabilir?

Bir anonim şirketin yatırım sonrasındaki pay yapısının şöyle olduğunu düşünelim:

Pay sahibiSermaye payı
Kurucu A%45
Kurucu B%35
Yatırımcı%20
Toplam%100

Bu örnekte kurucular birlikte sermayenin %80'ine sahiptir.

Ancak yatırım sözleşmesinde şu hükümler bulunabilir:

  • Yatırımcıya yönetim kurulunda bir üye için aday gösterme hakkı tanınması.

  • Belirli borçlanma işlemleri için yatırımcı onayı aranması.

  • Önemli fikri mülkiyet haklarının devrinin özel koşullara bağlanması.

  • Yeni yatırım turuna ilişkin sözleşmesel onay mekanizması öngörülmesi.

  • Belirli payların imtiyazlı olarak düzenlenmesi.

  • Şirket satışına ilişkin özel haklar tanınması.

Bu şartların tamamı aynı hukuki mekanizmayla uygulanmaz.

Bazı haklar şirket esas sözleşmesinde düzenlenebilir. Bazıları pay sahipleri arasında sözleşmesel borç ilişkisi doğurur. Bazıları ise uygulanabilir emredici hükümler nedeniyle sınırlandırılabilir.

Dolayısıyla yatırımcının %20 pay sahibi olması ile hangi kararları ne ölçüde etkileyebileceği, ayrı ayrı incelenmelidir.

3. Reserved Matters Nedir? Yatırımcı Veto Hakkı Ne Demektir?

Reserved Matters, yatırım sözleşmelerinde veya pay sahipleri sözleşmelerinde belirli önemli işlemlerin önceden tanımlanan özel bir onaya tabi tutulmasını amaçlayan hükümleri ifade eder.

Bu onay bazen yatırımcının yazılı onayı, bazen belirli pay grubunun karara katılması, bazen de kanuna uygun şekilde belirlenen özel karar nisabı üzerinden yapılandırılabilir.

Ancak Reserved Matters ifadesinin kullanılması, yatırımcıya Türk hukukunda kendiliğinden bütün şirket organları üzerinde geçerli bir veto hakkı tanındığı anlamına gelmez.

Yatırımcı hangi konularda veto hakkı talep edebilir?

Startup yatırım görüşmelerinde aşağıdaki konular için özel onay mekanizmaları müzakere edilebilir:

  1. Şirketin esas faaliyet alanının önemli ölçüde değiştirilmesi.

  2. Belirli sermaye veya pay işlemleri.

  3. Önemli şirket varlıklarının veya fikri mülkiyet haklarının devri.

  4. Belirli tutarın üzerinde borçlanma.

  5. Büyük ölçekli şirket satın almaları.

  6. Önemli ilişkili taraf işlemleri.

  7. Şirketin birleşmesi, bölünmesi veya tasfiyesine ilişkin kararlar.

  8. Belirli büyüklükte ve bütçe dışı harcamalar.

Bu konuların yatırımcı açısından önem taşıması anlaşılabilir.

Ancak her işlemin hangi şirket organının yetkisinde olduğu, onay mekanizmasının hukuki niteliği ve bunun nasıl uygulanabileceği ayrıca belirlenmelidir.

Veto hakkı şirketin bütün kararlarını durdurabilir mi?

Bir yatırımcıya verilen özel onay hakkının ne kadar geniş düzenlendiği önemlidir.

Örneğin yatırımcının onayı olmadan hiçbir yazılım geliştiricinin işe alınamaması veya belirli düşük tutarlı bütün giderlerin ayrı onaya tabi tutulması, şirketin günlük faaliyetlerini zorlaştırabilir.

Buna karşılık şirketin bütün fikri mülkiyet haklarının devri gibi stratejik bir işlemin önceden belirlenmiş koruyucu mekanizmalara tabi tutulması farklı bir ticari amaca hizmet edebilir.

Bu nedenle veto hakları değerlendirilirken yalnızca yatırımcının hangi kararları engelleyebileceği değil, şirketin olağan faaliyetlerini sürdürebilip sürdüremeyeceği de incelenmelidir.

Yatırımcının Term Sheet aşamasında talep ettiği koruyucu hükümleri Yatırımcıdan Gelen Term Sheet'i İmzalamadan Önce Görmeniz Gereken Gizli Tuzaklar başlıklı makalemde ayrıca ele aldım.

4. Veto Hakkı Türk Ticaret Kanunu'na Göre Geçerli midir?

Yatırımcı veto haklarının değerlendirilmesinde Türk Ticaret Kanunu'nun anonim şirketlere ilişkin emredici hükümleri önemlidir.

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 340. maddesi, anonim şirket esas sözleşmesinin kanunun anonim şirketlere ilişkin hükümlerinden ancak kanunun açıkça izin verdiği ölçüde sapabileceğini düzenlemektedir.

Bu nedenle tarafların sözleşme özgürlüğü, şirketler hukukunun emredici yapısından bağımsız değildir.

Her karar yatırımcının onayına bağlanabilir mi?

Hayır, her durumda bağlanamaz.

Anonim şirketlerde belirli kararların alınması kanunen genel kurulun veya yönetim kurulunun yetkisindedir.

Bu organların devredilemez görev ve yetkilerinin tamamen başka bir kişiye aktarılması mümkün değildir.

Örneğin şirketin esas sözleşmesinin değiştirilmesi veya yönetim kurulu üyelerinin seçilmesi, kanunda genel kurulun devredilemez yetkileri arasında düzenlenmiştir.

Benzer şekilde şirketin üst düzeyde yönetimi ve yönetim teşkilatının belirlenmesi, yönetim kurulunun devredilemez görevleri arasında yer almaktadır.

Bu nedenle yatırımcının önceden yazılı onayı alınacak işlemleri düzenleyen bir sözleşme hükmü, kanuni organların yerini kendiliğinden alamaz.

Sözleşmesel veto hakkı ile kurumsal veto aynı mıdır?

Hayır.

Bir pay sahipleri sözleşmesinde belirli bir işlemden önce yatırımcı onayı alınması kararlaştırılabilir.

Ancak bu hükmün ihlal edilmesinin şirket organı kararına etkisi, sözleşmenin tarafları ve şirketler hukukunun kuralları bakımından ayrıca değerlendirilmelidir.

Bazı durumlarda sözleşmeye aykırılık nedeniyle taraflar arasında tazminat veya başka sözleşmesel talepler gündeme gelebilir.

Ancak yalnızca SHA'daki bir onay hükmünün ihlal edilmiş olması, şirket organının aldığı kararın her durumda otomatik olarak hükümsüz olduğu anlamına gelmez.

Bu ayrım, startup yatırımlarında en önemli hukuki konulardan biridir.

5. Pay Sahipleri Sözleşmesi (SHA) Şirketi ve Yönetim Kurulunu Bağlar mı?

Shareholders Agreement (SHA), pay sahiplerinin aralarındaki belirli hak ve yükümlülükleri düzenlemek amacıyla hazırladıkları sözleşmedir.

SHA'da:

  • Pay devirleri,

  • Yönetim kuruluna aday gösterme taahhütleri,

  • Belirli kararlarda oy kullanma yükümlülükleri,

  • Gizlilik,

  • Bilgi paylaşımı,

  • Exit mekanizmaları,

  • Vesting,

  • Yatırımcının özel onay hakları

düzenlenebilir.

Ancak SHA'nın sözleşmesel hükümleri ile anonim şirketin esas sözleşmesindeki kurumsal düzenlemeler aynı şey değildir.

SHA'ya yazılan yönetim hakkı otomatik olarak doğar mı?

Her durumda hayır.

Örneğin taraflar pay sahipleri sözleşmesinde yatırımcının yönetim kurulunda temsil edileceğini kararlaştırmış olabilir.

Ancak bu hakkın şirketler hukuku bakımından nasıl uygulanacağı önemlidir.

TTK m.360 kapsamındaki temsil hakkı söz konusuysa esas sözleşmede gerekli düzenlemenin bulunması gerekir.

Yalnızca SHA'da yer alan aday gösterme taahhüdü ile TTK m.360'a dayalı esas sözleşmesel temsil hakkı aynı hukuki sonucu doğurmaz.

Şirket de SHA'ya taraf olursa sorun tamamen çözülür mü?

Şirketin pay sahipleri sözleşmesine taraf olması bazı sözleşmesel yükümlülükler bakımından önemli olabilir.

Ancak şirketin sözleşmeye taraf olması, emredici şirketler hukuku hükümlerini ortadan kaldırmaz.

Şirket organlarının kanuni görev ve yetkileri ile sözleşmesel taahhütler yine ayrı değerlendirilmelidir.

SHA ihlal edilirse hangi hukuki yollar gündeme gelebilir?

Somut koşullara göre:

  • Sözleşmenin ifasının talep edilmesi,

  • Sözleşmeye aykırılıktan doğan zararların tazmini,

  • Geçerli cezai şart hükümlerinin uygulanması,

  • Uyuşmazlık çözümü veya tahkim hükümlerinin işletilmesi

değerlendirilebilir.

Ancak hangi talebin ileri sürülebileceği ve nasıl icra edilebileceği, sözleşmenin içeriğine ve ilgili mevzuata bağlıdır.

6. Yatırımcı Yönetim Kurulunda Üye İsteyebilir mi?

Evet. Yatırımcıların yönetim kurulunda temsil edilmek istemesi startup yatırımlarında karşılaşılan talepler arasındadır.

Ancak yatırımcının yönetim kurulunda temsil edilmesi, otomatik olarak bütün kararları tek başına alma yetkisi bulunduğunu göstermez.

TTK m.360 kapsamında yönetim kurulunda temsil hakkı

TTK m.360, esas sözleşmede öngörülmek şartıyla belirli pay gruplarına, özellik ve nitelikleriyle belirli bir grup oluşturan pay sahiplerine ve azlığa yönetim kurulunda temsil edilme hakkı tanınabileceğini düzenler.

Bu kapsamda:

  • Yönetim kurulu üyelerinin belirli bir grup arasından seçilmesi,

  • Belirli pay grubuna aday önerme hakkı tanınması

gibi mekanizmalar oluşturulabilir.

Kanunda, ilgili gruba veya azlığa mensup adayın yahut önerilen adayın haklı bir sebep bulunmadıkça genel kurul tarafından seçilmesi gerektiği de düzenlenmiştir.

TTK m.360 çerçevesinde temsil hakkı tanınan paylar imtiyazlı sayılır.

Yönetim kurulunda bir üyeye sahip olmak şirketi kontrol etmek midir?

Hayır.

Örneğin üç kişilik yönetim kurulunda iki üye kurucularla ilişkili adaylardan, bir üye yatırımcının adayından seçilmiş olabilir.

TTK m.390'ın olağan toplantı ve karar nisapları uygulanıyorsa, üç kişilik kurulun iki üyesinin olumlu oyuyla karar alınması mümkün olabilir.

Dolayısıyla yatırımcının önerdiği tek bir üyenin bulunması, bütün kararları kendiliğinden engelleyebileceği anlamına gelmez.

Ancak esas sözleşmede kanuna uygun şekilde ağırlaştırılmış karar veya toplantı nisapları bulunuyorsa sonuç değişebilir.

Board Observer nedir?

Board Observer, yönetim kurulu toplantılarına gözlemci sıfatıyla katılması öngörülen kişiyi ifade eder.

Ancak gözlemci sıfatı, yönetim kurulu üyeliğiyle aynı değildir.

Gözlemcinin hangi toplantılara katılacağı, hangi belgelere erişebileceği ve gizlilik yükümlülükleri sözleşmede belirlenebilir.

Gözlemciye yönetim kurulu üyesi gibi kendiliğinden oy hakkı tanındığı varsayılamaz.

7. Yönetim Kurulunda Karar Nisapları Şirket Kontrolünü Nasıl Etkiler?

Bir yatırımcıya yönetim kurulunda temsil hakkı tanınırken, kararların hangi çoğunlukla alınacağı da incelenmelidir.

TTK m.390 uyarınca esas sözleşmede aksine ağırlaştırıcı hüküm bulunmadıkça yönetim kurulu:

  • Üye tam sayısının çoğunluğuyla toplanır.

  • Toplantıda hazır bulunan üyelerin çoğunluğuyla karar alır.

Ancak esas sözleşmede kanunun izin verdiği ağırlaştırıcı toplantı veya karar nisapları düzenlenebilir.

Örnek: Üç kişilik yönetim kurulunda yatırımcı etkisi

Şirkette üç yönetim kurulu üyesi bulunduğunu düşünelim.

Kurucu A ve Kurucu B iki üyeliği, Yatırımcı C ise diğer üyeliği temsil etsin.

Normal karar nisaplarında, iki kurucunun olumlu oy vermesi belirli yönetim kurulu kararlarının alınmasına yeterli olabilir.

Ancak esas sözleşmede belirli kararlar için üç üyenin de olumlu oyunun aranması öngörülmüşse, yatırımcı tarafından aday gösterilen üyenin olumsuz oyu kararın alınmasını engelleyebilir.

Bunun hukuki geçerliliği ve uygulanabilirliği, ilgili TTK hükümleriyle ve düzenlemenin niteliğiyle birlikte değerlendirilmelidir.

Yönetim kurulunda temsil edilen yatırımcı istediği kararı engelleyebilir mi?

Yalnızca üye olması nedeniyle değil.

Üyenin hangi kararlarda etkili olacağı; kurulun yapısına, karar nisaplarına ve ilgili işlemin niteliğine bağlıdır.

Ayrıca yönetim kurulu üyesi, yalnızca kendisini aday gösteren yatırımcının talimatlarını yerine getiren kişi değildir.

TTK m.369 gereğince yönetim kurulu üyelerinin şirketin menfaatlerini dürüstlük kurallarına uygun biçimde gözetme yükümlülüğü bulunmaktadır.

Bu nedenle yatırımcı tarafından önerilen üyenin de şirket organı sıfatıyla kanuni görev ve sorumlulukları mevcuttur.

8. Yönetim Kurulu ile Genel Kurulun Yetkileri Nasıl Ayrılır?

Yatırım sözleşmelerinde önemli bir hata, şirketin bütün kararlarının tek bir onay mekanizması altında toplanmaya çalışılmasıdır.

Oysa Türk anonim şirketler hukukunda yönetim kurulu ile genel kurulun yetki alanları farklıdır.

Genel kurulun devredilemez yetkileri nelerdir?

TTK m.408 kapsamında genel kurulun devredilemez görev ve yetkileri arasında özellikle:

  • Esas sözleşmenin değiştirilmesi,

  • Yönetim kurulu üyelerinin seçilmesi ve görevden alınması,

  • Kanunda öngörülen istisnalar dışında denetçinin seçilmesi,

  • Finansal tablolar ve kârın kullanımına ilişkin belirli kararlar,

  • Kanuni istisnalar dışında şirketin feshi,

  • Önemli miktarda şirket varlığının toptan satışı

bulunmaktadır.

Dolayısıyla genel kurulun yetkisindeki bir kararın bütünüyle yatırımcının bireysel onayına aktarılması, şirketler hukukunun emredici sınırları bakımından sorun yaratabilir.

Yönetim kurulunun devredilemez yetkileri nelerdir?

TTK m.375 kapsamında:

  • Şirketin üst düzeyde yönetimi,

  • Yönetim teşkilatının belirlenmesi,

  • Finansal planlama ve denetim düzeni,

  • Kanunda tanımlanan üst düzey yönetici atamaları,

  • Gözetim ve diğer kanuni yükümlülükler

yönetim kurulunun devredilemez görevleri arasındadır.

Bu nedenle startup yatırım sözleşmesinde veto hakları düzenlenirken öncelikle ilgili kararın hangi organın yetkisinde olduğu tespit edilmelidir.

Bir yatırımcıya sözleşmesel kontrol sağlamak amacıyla şirket organlarının kanuni yetkilerinin ortadan kaldırılması mümkün değildir.

9. İmtiyazlı Paylar Şirket Kontrolünü Nasıl Etkiler?

Anonim şirketlerde bütün payların her durumda aynı hakları taşıması zorunlu değildir.

TTK m.478 belirli paylara imtiyaz tanınabilmesini düzenlemektedir.

İmtiyaz, belirli paylara kanunda öngörülen koşullarda diğer paylara göre üstün veya özel haklar sağlanmasını ifade eder.

Oyda imtiyaz nedir?

TTK m.479 kapsamında, eşit itibari değerdeki paylara farklı sayıda oy hakkı tanınması yoluyla oyda imtiyaz oluşturulabilir.

Kanunda, belirli istisnalar dışında bir paya en fazla on beş oy hakkı tanınabileceği düzenlenmiştir.

Ancak oyda imtiyaz her genel kurul kararında kullanılabilecek sınırsız bir hak değildir.

Özellikle TTK m.479/3 uyarınca esas sözleşme değişikliklerinde ve ibra ile sorumluluk davası açılmasına ilişkin kararlarda oyda imtiyaz kullanılamaz.

Bu nedenle "yatırımcının paylarında oy imtiyazı var, bütün kararlarda çoğunluk sahibi olacaktır." şeklinde bir sonuç doğru değildir.

A grubu ve B grubu paylar neden oluşturulur?

Startup yatırımlarında pay grupları farklı ekonomik veya yönetsel hakların düzenlenmesi amacıyla kullanılabilir.

Örneğin bir pay grubuna yönetim kurulunda temsil hakkı tanınması, kanuni şartlar çerçevesinde değerlendirilebilir.

Ancak A grubu veya B grubu pay adı kullanılması, kendi başına belirli imtiyazların mevcut olduğunu göstermez.

İmtiyazın içeriği ve esas sözleşmedeki düzenleme önemlidir.

İmtiyazlı payların hakları sonradan kaldırılabilir mi?

TTK m.454, imtiyazlı pay sahiplerinin haklarını ihlal edecek nitelikteki belirli kararlar bakımından imtiyazlı pay sahipleri özel kuruluna ilişkin hükümler içermektedir.

Bu nedenle yatırımcıya imtiyazlı pay tanınması, yalnızca başlangıçta bir hak verilmesi değil, bazı sonraki kurumsal kararların alınma sürecinin de etkilenmesi anlamına gelebilir.

Ancak bu korumanın kapsamı, kanuni koşullara ve somut karara bağlıdır.

10. %20 Pay Sahibi Olan Yatırımcı Genel Kurul Kararlarını Engelleyebilir mi?

Yalnızca %20 paya sahip olmak, bütün genel kurul kararlarını engelleyebilen genel bir veto hakkı doğurmaz.

Ancak bazı genel kurul kararları için kanunda özel toplantı ve karar nisapları öngörülmüştür.

TTK m.421 neden önemlidir?

TTK m.421, anonim şirket esas sözleşmesinin değiştirilmesinde farklı toplantı ve karar nisaplarını düzenler.

Bazı kararlar için sermayenin tamamını temsil eden pay sahiplerinin oybirliği gerekirken belirli esas sözleşme değişikliklerinde sermayenin en az %75'ini temsil eden pay sahiplerinin olumlu oyu aranmaktadır.

Örneğin:

  • İşletme konusunun tamamen değiştirilmesi,

  • İmtiyazlı pay oluşturulması,

  • Nama yazılı payların devrinin sınırlandırılması

TTK m.421/3 kapsamındaki özel nisaplara tabidir.

%20 yatırımcı bu kararları tek başına engelleyebilir mi?

Sermayenin kalan %80'ine sahip kurucuların gerekli şekilde olumlu oy kullanabildiği, başka imtiyaz veya özel sınırlama bulunmayan basit bir örnekte %20 yatırımcının karşı oyu, %75 olumlu oy aranan bir kararı tek başına engellemeye yetmeyebilir.

Çünkü kurucuların %80'i, kanundaki %75 eşiğini karşılayabilir.

Buna karşılık sermayenin %26'sına sahip bir ortağın olumsuz oy kullandığı ve geri kalan ortakların azami %74 olumlu oy sağlayabildiği bir durumda %75 olumlu oy gerektiren karar alınamayabilir.

Ancak bunlar yalnızca sermaye oranlarını esas alan basitleştirilmiş örneklerdir.

Kararın niteliği, ilgili toplantı ve karar nisabı, oy hakkından yoksunluk halleri, esas sözleşme ve diğer kanuni kurallar ayrıca değerlendirilmelidir.

Azınlık hakları veto hakkıyla aynı şey midir?

Hayır.

TTK m.411, halka açık olmayan anonim şirketlerde sermayenin en az onda birini temsil eden pay sahipleri için belirli koşullarda genel kurulun toplantıya çağrılmasını veya gündeme madde eklenmesini isteme hakkı düzenlemektedir.

Halka açık şirketlerde ise ilgili eşik yirmide birdir.

Bu tür azlık hakları, belirli kararları tek başına engelleme yetkisinden farklıdır.

Dolayısıyla azlık pay sahiplerinin kanuni koruma hakları ile sözleşmesel veto mekanizmaları birbirine karıştırılmamalıdır.

11. Yatırımcı CEO'yu Görevden Aldırabilir mi?

Kurucu ortakların karşılaşabileceği önemli sorunlardan biri, şirketteki pay sahipliklerini korurken icrai yönetim görevlerini kaybetmeleridir.

Örneğin bir kurucu:

  • Şirketin %45 payına sahip olabilir.

  • Yönetim kurulu üyesi olabilir.

  • CEO veya genel müdür görevini üstlenmiş olabilir.

Ancak bu üç sıfat aynı hukuki ilişki değildir.

Şirket kurucusu ömür boyu CEO olarak kalabilir mi?

Kurucu olmak veya önemli miktarda pay sahibi olmak, her durumda süresiz CEO sıfatı sağlamaz.

Şirketin yönetim organlarının oluşumu ve icrai görevlerin belirlenmesi, Türk Ticaret Kanunu ve ilgili sözleşmeler çerçevesinde değerlendirilir.

Özellikle üst düzey yöneticilerin atanması veya görevden alınması bakımından TTK m.375 önem taşımaktadır.

Bu nedenle yatırımcıya tanınan yönetim hakları, kurucunun şirketteki icrai rolünü dolaylı olarak etkileyebilir.

CEO görevinden alınan kurucu hisselerini de kaybeder mi?

Hayır, kendiliğinden kaybetmez.

CEO görevinin sona ermesi ile pay sahipliğinin sona ermesi farklı işlemlerdir.

Ancak yatırım sözleşmesinde Founder Vesting, Good Leaver veya Bad Leaver hükümleri bulunuyorsa görevden ayrılmanın paylara ilişkin sözleşmesel sonuçları ayrıca değerlendirilmelidir.

Örneğin görevden alınan kurucunun, ayrılma nedeni bakımından hangi leaver kategorisinde değerlendirileceği önem taşıyabilir.

Bu konuyu Founder Vesting Nedir? Good Leaver, Bad Leaver ve Reverse Vesting Startup Kurucularını Nasıl Etkiler? başlıklı makalemde ayrıntılı biçimde ele aldım.

12. Yatırımcının Veto Hakkı Şirketin Yeni Yatırım Almasını Engelleyebilir mi?

Bir startup'ın büyümesi için sonraki finansman turları gerekebilir.

Ancak mevcut yatırımcının özel hakları, gelecekteki yatırımların koşullarını etkileyebilir.

Örneğin mevcut yatırımcı:

  • Belirli sermaye işlemlerinde özel sözleşmesel onay hakkı,

  • Yeni pay ihracına ilişkin koruma hükümleri,

  • Kanuni veya sözleşmesel rüçhan ve katılım hakları,

  • Belirli pay grubuna tanınmış imtiyazlar

elde etmiş olabilir.

Mevcut yatırımcı istemezse yeni yatırımcı alınamaz mı?

Bu soruya genel bir yanıt verilemez.

Sermaye artırımı ve yeni pay çıkarılması, Türk Ticaret Kanunu'ndaki usul ve yetki kurallarına tabidir.

Mevcut yatırımcının onayı aranacaksa bu hakkın hukuki temeli, geçerliliği ve kararın alınmasına etkisi ayrıca değerlendirilmelidir.

Yalnızca yatırım sözleşmesinde "Investor consent required" ifadesinin bulunması, her durumda geçerli kurumsal veto anlamına gelmez.

Anti-Dilution da kontrolü etkiler mi?

Anti-Dilution, temel olarak belirli finansman turlarında yatırımcının ekonomik pozisyonunu korumayı amaçlayan mekanizmadır.

Ancak sermaye ve pay sahipliği oranlarında yaratabileceği değişiklikler, belirli durumlarda oy gücünü ve şirket kontrolünü de etkileyebilir.

Özellikle Full Ratchet ve Weighted Average modelleri aynı ekonomik sonucu doğurmaz.

Bu mekanizmaların şirketin pay sahipliği yapısına etkisini Anti-Dilution Nedir? Full Ratchet ve Weighted Average Founder'ın Payını Nasıl Etkiler? başlıklı yazımda örneklerle açıkladım.

13. Deadlock Nedir? Yatırımcı ve Kurucular Anlaşamazsa Ne Olur?

Deadlock, şirketin karar alma süreçlerinde tarafların gerekli uzlaşmayı sağlayamaması nedeniyle belirli kararların alınamaması durumunu ifade eder.

Özellikle yatırımcıya tanınan özel onay hakları çok geniş düzenlenmişse şirketin günlük faaliyetlerinde anlaşmazlık yaşanabilir.

Örnek: Yeni yazılımcı işe alınamıyor

Bir SaaS şirketinin yatırımcısının, belirli tutarı aşan bütün personel giderlerini onaylaması gerektiğini düşünelim.

Şirket yeni bir müşteri kazanıyor ve hizmetin geliştirilmesi için iki yeni yazılımcıya ihtiyaç duyuyor.

Ancak yatırımcı önerilen bütçeyi onaylamıyor.

Bu durumda şirket müşteri sözleşmesini zamanında yerine getirmekte zorlanabilir.

Böyle bir kararın özel onaya tabi olması ticari bakımdan mümkün bir müzakere konusu olsa da, kapsamının ve uygulanabilirliğinin şirket faaliyetleri üzerindeki etkisi değerlendirilmelidir.

Deadlock nasıl önlenebilir?

Sözleşmenin niteliğine ve hukuki sınırlarına göre şu mekanizmalar değerlendirilebilir:

  • Özel onay gerektiren kararların sınırlı ve açık tanımlanması.

  • Onay talepleri için makul yanıt süreleri belirlenmesi.

  • Önceden onaylanmış yıllık bütçeye uygun işlemlerin ayrı tutulması.

  • Belirli tutarın altındaki rutin harcamaların onay kapsamı dışında bırakılması.

  • Acil durum ve kanuni yükümlülükler için istisnalar öngörülmesi.

  • Uyuşmazlığın önce kurucular ve yatırımcı arasında üst düzey müzakereye taşınması.

  • Gerekli durumlarda arabuluculuk veya uygun başka uyuşmazlık çözüm yöntemlerinin değerlendirilmesi.

Ancak bir sözleşmede deadlock mekanizması bulunması, şirket organlarının emredici yetkilerinin devredilebileceği anlamına gelmez.

Buy-Sell Clause nedir?

Bazı ortaklık sözleşmelerinde uzun süre çözülemeyen uyuşmazlıklar için pay alım-satım mekanizmaları öngörülebilir.

Bu tür hükümler farklı modellerle oluşturulabilir.

Ancak özellikle Türk anonim ve limited şirketlerinde pay devri, opsiyonlar ve sözleşmesel yaptırımlar bakımından uygulanabilir şekil ve emredici hükümler değerlendirilmelidir.

14. Drag-Along ve Tag-Along Hakları Şirket Kontrolünü Etkiler mi?

Startup yatırım sözleşmelerinde şirketin ileride satılması ihtimali de düzenlenebilir.

Bu kapsamda Drag-Along ve Tag-Along hükümleriyle karşılaşılır.

Drag-Along nedir?

Drag-Along, belirli koşullarda bazı pay sahiplerinin diğer pay sahiplerini de aynı satış işlemine katılmaya zorlamasını amaçlayan sözleşmesel mekanizmadır.

Örneğin yatırımcı ve kurucular arasında şirketin tamamının satılmasına ilişkin farklı görüşler bulunabilir.

Drag-Along hükmü, sözleşmede belirlenen koşullar gerçekleştiğinde payların birlikte devredilmesini öngörebilir.

Ancak bu tür hükümlerin uygulanması, şirket türü, pay devri şartları ve sözleşmenin kapsamına göre değerlendirilmelidir.

Tag-Along nedir?

Tag-Along, belirli bir pay satışında diğer pay sahiplerine de kendi paylarıyla aynı işleme katılabilme hakkı sağlamayı amaçlayan mekanizmadır.

Bu hak özellikle azınlık pay sahiplerinin korunması bakımından önem taşıyabilir.

Drag-Along, yatırımcıya şirketi istediği zaman satma yetkisi verir mi?

Hayır.

Bu hakkın kapsamı, sözleşmede öngörülen satış şartlarına ve uygulanabilir hukuka bağlıdır.

Örneğin satış bedeli için asgari değer, belirli çoğunluk onayı veya diğer koruyucu şartlar düzenlenmiş olabilir.

Bu nedenle Drag-Along hükümlerinin varlığı, yatırımcının şirketi her durumda tek taraflı olarak satabileceği anlamına gelmez.

15. Yatırımcıya Verilen Bilgi Alma Hakları Yönetim Yetkisi Sayılır mı?

Yatırımcılar, yaptıkları yatırımın performansını değerlendirmek için düzenli rapor talep edebilir.

Örneğin:

  • Aylık veya üç aylık finansal raporlar,

  • Bütçe gerçekleşmeleri,

  • Nakit akışı,

  • Satış ve müşteri verileri,

  • Önemli ticari sözleşmeler,

  • Hukuki uyuşmazlıklar,

  • Gelecekteki finansman ihtiyaçları

hakkında bilgi alma hakları sözleşmede düzenlenebilir.

Ancak bilgi alma ve raporlama hakkı ile şirketin günlük yönetim kararlarını alma yetkisi farklıdır.

Yatırımcı bütün müşteri verilerine erişebilir mi?

Her durumda hayır.

Şirketin yatırımcısıyla bilgi paylaşması; ticari sırlar, gizlilik yükümlülükleri ve kişisel verilerin korunması açısından ayrıca değerlendirilmelidir.

Örneğin yatırımcının şirketin aylık kullanıcı büyümesini öğrenmek istemesi ile bütün müşterilerin kişisel verilerine erişmek istemesi aynı hukuki nitelikte değildir.

Bu nedenle raporlama yükümlülükleri belirlenirken ihtiyaçla orantılı bilgi paylaşımı ve gerekli veri güvenliği tedbirleri dikkate alınmalıdır.

16. Örnek Olay: Yatırımcı %20 Pay Alıyor, Ancak Şirket Kararları Kilitleniyor

İki kurucunun yapay zekâ destekli bir yazılım şirketi geliştirdiğini düşünelim.

Deniz, ürün geliştirme ve teknik altyapıdan sorumlu.

Ege, satış ve ticari faaliyetleri yürütüyor.

Şirket bir yatırımcıdan 1 milyon USD finansman alıyor.

Yatırım sonrasında pay sahipliği yapısı şöyle oluşuyor:

OrtakPay oranı
Deniz%45
Ege%35
Yatırımcı%20

Taraflar ayrıca pay sahipleri sözleşmesi imzalıyor.

Sözleşmenin taslağında şu hükümler bulunuyor:

  1. Yatırımcıya yönetim kurulunda bir üye için aday gösterme hakkı tanınacak.

  2. Belirli tutarın üzerindeki bütün harcamalar yatırımcı onayına tabi olacak.

  3. Yeni pay çıkarılması için yatırımcının önceden yazılı onayı aranacak.

  4. Şirketin temel fikri mülkiyet hakları yatırımcı onayı olmadan devredilemeyecek.

  5. Yeni üst düzey yönetici atamalarında yatırımcının özel onayı aranacak.

  6. Kurucuların payları reverse vesting hükümlerine tabi olacak.

İlk bakışta kurucular şirketin %80'ini korudukları için kontrolün de tamamen kendilerinde olduğunu düşünebilir.

Ancak hukuki açıdan hangi sorunlar ortaya çıkabilir?

Birinci sorun: SHA hükümlerinin kurumsal etkisi

Yatırımcıya tanınan her onay hakkının şirket organlarının karar alma sürecine doğrudan etkisi bulunmayabilir.

Bu nedenle sözleşmesel yükümlülükler ile esas sözleşmedeki kurumsal haklar ayrıştırılmalıdır.

İkinci sorun: Yönetim kurulunda temsil

Yatırımcı adayının yönetim kuruluna hangi yöntemle seçileceği ve bu hakkın TTK m.360 kapsamında esas sözleşmede düzenlenip düzenlenmediği incelenmelidir.

Üçüncü sorun: Yönetim kurulu karar nisapları

Kurulun üç üyeden oluşması ve yatırımcının bir üye için aday göstermesi, tek başına bütün kararlar üzerinde veto bulunduğu anlamına gelmez.

Ancak esas sözleşmedeki geçerli toplantı ve karar nisapları önemlidir.

Dördüncü sorun: Harcama onayları

Özel onayın hangi tutarın üzerindeki ve hangi tür harcamalarda aranacağı belirlenmelidir.

Özellikle önceden onaylanmış bütçe içindeki rutin işlemler ile bütçe dışı büyük yatırımlar birbirinden ayrılabilir.

Beşinci sorun: Fikri mülkiyet hakları

Şirketin temel yazılımının veya markasının devrinin özel koşullara bağlanması farklı bir ticari koruma amacı taşıyabilir.

Ancak ilgili işlemin kanunen hangi organın yetkisinde olduğu ve onay hükmünün hukuki geçerliliği ayrıca değerlendirilmelidir.

Altıncı sorun: Yeni yatırım turu

Şirketin ikinci yatırım turuna çıkması gerektiğinde mevcut yatırımcı onay mekanizmasının finansmanı nasıl etkileyebileceği incelenmelidir.

Yedinci sorun: Kurucuların ayrılması

Kurucu CEO görevinden alınırsa veya şirketten ayrılırsa reverse vesting mekanizmasının pay sahipliği üzerinde hangi hukuki sonuçları doğuracağı belirlenmelidir.

Sekizinci sorun: Kararların kilitlenmesi

Özel onayların sürekli reddedilmesi halinde şirketin olağan ticari faaliyetlerinin nasıl sürdürüleceği ve uyuşmazlıkların nasıl çözüleceği değerlendirilmelidir.

Bu örnekte yatırımcının %20 pay sahibi olması tek başına şirketin kontrolünü elde ettiğini göstermez. Ancak yatırım sözleşmesinin ve esas sözleşmenin birlikte oluşturduğu karar alma yapısı, yatırımcının şirket faaliyetleri üzerindeki etkisini önemli ölçüde artırabilir.

17. Yatırım Sözleşmesinde Veto Hükümleri Nasıl Düzenlenmelidir?

Bir yatırım sözleşmesi hazırlanırken bütün veto hükümlerinin otomatik olarak kabul edilmesi veya reddedilmesi yerine, bunların amacı ve hukuki uygulanabilirliği değerlendirilmelidir.

Özellikle aşağıdaki soruların yanıtlanması yararlı olacaktır.

Veto hakkı hangi kararlarda kullanılacak?

"Şirketin bütün önemli kararları yatırımcı onayına tabidir."

şeklindeki belirsiz bir ifade, uyuşmazlık yaratabilir.

Hangi kararların özel onaya tabi olduğu açıkça belirlenmelidir.

Harcama sınırları nasıl belirlenecek?

Belirli tutarın üzerindeki harcamaların özel onaya bağlanması düşünülüyorsa:

  • Tutarın para birimi,

  • Yıllık bütçeyle ilişkisi,

  • Tek işlem veya toplam işlem ölçütü,

  • İlişkili işlemlerin birlikte değerlendirilmesi,

  • Enflasyon ve kur değişikliklerinin etkisi

düzenlenebilir.

Önceden onaylanmış bütçe nasıl ele alınacak?

Şirketin yıllık bütçesi belirli usulle onaylanmışsa, bütçeye uygun olağan faaliyetlerin her seferinde tekrar özel onaya tabi tutulup tutulmayacağı açıklanmalıdır.

Onay talebine cevap verilmezse ne olacak?

Onay taleplerine ilişkin bildirim ve yanıt süreleri belirlenebilir.

Ancak yatırımcının sessiz kalmasının her durumda onay anlamına geleceğine ilişkin bir mekanizmanın geçerliliği, somut hüküm ve uygulanacak hukuk çerçevesinde değerlendirilmelidir.

Şirketin acil yükümlülükleri nasıl yerine getirilecek?

Vergi, işçi ücretleri, veri güvenliği ve kanunen yerine getirilmesi gereken diğer yükümlülüklerin olağan faaliyetlerle ilişkisi dikkate alınmalıdır.

Özel onay mekanizmaları, şirketin emredici hukuki yükümlülüklerini yerine getirmesini engelleyecek biçimde kurgulanmamalıdır.

Veto hakkı ne kadar süre devam edecek?

Yatırımcının pay oranının önemli ölçüde düşmesi veya paylarını devretmesi halinde belirli özel hakların devam edip etmeyeceği sözleşmede düzenlenebilir.

Örneğin yatırımcının başlangıçtaki yatırımından kaynaklanan sözleşmesel onay haklarının, pay sahipliği belirli bir oranın altına düştüğünde sona ermesi kararlaştırılabilir.

Ancak esas sözleşmede düzenlenen imtiyazların değiştirilmesi veya kaldırılması bakımından Türk Ticaret Kanunu'nun ilgili hükümleri ayrıca dikkate alınmalıdır.

18. Kurucular Yatırım Öncesinde Hangi Belgeleri İncelemelidir?

Bir yatırımcının şirket üzerindeki haklarını anlamak için yalnızca yatırım sözleşmesinin okunması yeterli olmayabilir.

Aşağıdaki belgelerin birlikte incelenmesi gerekir:

Şirket belgeleri

  • Güncel esas sözleşme,

  • Pay defteri ve pay sahipliği bilgileri,

  • Pay grupları ve imtiyaz hükümleri,

  • Yönetim kurulu ve temsil kayıtları,

  • Genel kurul kararları.

Yatırım belgeleri

  • Term Sheet,

  • Investment Agreement veya Share Subscription Agreement,

  • Shareholders Agreement,

  • Esas sözleşme değişikliği taslakları,

  • Yatırım sonrası Cap Table,

  • Pay devri ve sermaye artırımı belgeleri.

Kurucu haklarına ilişkin belgeler

  • Co-Founder Agreement,

  • Founder Vesting sözleşmeleri,

  • Good Leaver ve Bad Leaver hükümleri,

  • Pay alım-satım opsiyonları,

  • Drag-Along ve Tag-Along düzenlemeleri.

Şirketin ticari ilişkileri

  • Önemli müşteri ve tedarikçi sözleşmeleri,

  • Borçlanma belgeleri,

  • Fikri mülkiyet ve lisans sözleşmeleri,

  • Çalışan ve yönetici sözleşmeleri,

  • Change of Control hükümleri.

Bu belgelerin birlikte değerlendirilmesi, yatırım öncesi hukuki incelemenin önemli bir parçasıdır.

Yatırımcıların şirket yönetim yapısını, pay sahipliği kayıtlarını ve hukuki riskleri nasıl incelediğini Startup Legal Due Diligence Nedir? Yatırımcı Yatırım Öncesinde Hangi Belgeleri İnceler? başlıklı rehberimde ayrıntılı olarak açıkladım.

19. Startup Yatırımlarında Sık Yapılan Kontrol Hataları

Yalnızca pay oranına odaklanmak: Şirketin %80'ine sahip olmak her kararın serbestçe alınabileceği anlamına gelmez.

Reserved Matters hükümlerini okumadan kabul etmek: Belirli kararların özel onaya bağlanması, şirketin faaliyetlerini etkileyebilir.

SHA ile esas sözleşmeyi aynı kabul etmek: Sözleşmesel yükümlülükler ile kurumsal haklar farklıdır.

Yönetim kuruluna aday gösterme hakkının uygulanmasını düzenlememek: TTK m.360 kapsamında esas sözleşme düzenlemesi gerekliliği önemlidir.

Karar nisaplarını incelememek: Yönetim kurulunun üye sayısı kadar toplantı ve karar nisapları da önemlidir.

İmtiyazları yalnızca pay grubunun adıyla tanımlamak: A veya B grubu pay oluşturulması, hakların kapsamının belirlenmesi için yeterli değildir.

Yatırımcının oyda imtiyazını sınırsız sanmak: TTK m.479 bazı kararlar bakımından sınırlamalar içerir.

Veto haklarında parasal sınırları belirlememek: Rutin harcamalar ile stratejik işlemler birbirine karışabilir.

Deadlock mekanizmasını düzenlememek: Uzun süreli anlaşmazlıklar şirketin faaliyetlerini zorlaştırabilir.

CEO göreviyle pay sahipliğini karıştırmak: İcrai görevden ayrılmak, pay sahipliğini kendiliğinden sona erdirmez.

Gelecekteki yatırım turlarını düşünmemek: Mevcut yatırımcının özel hakları sonraki finansman süreçlerini etkileyebilir.

Şirketin esas sözleşmesini yatırım sonrası güncellememek: Yatırım belgeleri ve şirket kayıtları arasında tutarsızlıklar oluşabilir.

20. Yatırımcı Kontrol Hakları Hakkında Sık Sorulan Sorular

Yatırımcı şirketin %10'una sahipken veto hakkı alabilir mi?

Belirli sözleşmesel onay hakları veya kanunun izin verdiği kurumsal mekanizmalar düzenlenebilir. Ancak %10 pay sahipliği bütün şirket kararları üzerinde kendiliğinden genel veto hakkı vermez.

Yatırımcı şirketin %20'sine sahipken yönetimi ele geçirebilir mi?

Yalnızca %20 pay sahipliği nedeniyle şirketin yönetimini otomatik olarak elde etmez. Yönetim kurulunda temsil, oy imtiyazları ve hukuken geçerli diğer mekanizmalar ayrıca değerlendirilmelidir.

Reserved Matters nedir?

Reserved Matters, belirli önemli şirket işlemlerinin yatırım sözleşmesinde öngörülen özel onay veya karar mekanizmalarına tabi tutulmasını amaçlayan hükümlerdir.

Yatırımcının veto hakkı Türk hukukunda geçerli midir?

Veto olarak adlandırılan hakkın niteliğine, hangi belgede düzenlendiğine ve ilgili işlemin hangi şirket organının yetkisinde olduğuna bağlıdır. TTK'nın emredici hükümleri gözetilmelidir.

SHA'daki veto maddesi genel kurul kararını otomatik olarak geçersiz kılar mı?

Hayır, her durumda kılmaz. Sözleşmesel yükümlülük ile şirket organı kararının hukuki geçerliliği ayrı değerlendirilmelidir.

Yatırımcı yönetim kurulunda koltuk isteyebilir mi?

Evet. Yönetim kurulunda temsil veya aday gösterme hakları müzakere edilebilir. TTK m.360 kapsamında kurumsal temsil hakkı oluşturulacaksa gerekli esas sözleşme düzenlemesi önemlidir.

Board Observer oy kullanabilir mi?

Yalnızca gözlemci sıfatı bulunması yönetim kurulu üyeliği ve oy hakkı sağlamaz.

Yatırımcı CEO'yu görevden alabilir mi?

Yatırımcının tek başına böyle bir yetkisi bulunduğu varsayılamaz. Şirket organlarının kanuni yetkileri, yönetim yapısı ve sözleşmeler değerlendirilmelidir.

CEO görevinden alınan kurucu hisselerini kaybeder mi?

Kendiliğinden kaybetmez. Ancak geçerli vesting, leaver veya pay devri hükümleri varsa bunların sonuçları ayrıca değerlendirilmelidir.

Yatırımcının %20 payı genel kurul kararlarını engellemeye yeter mi?

Her durumda değil. Kararın niteliğine göre farklı toplantı ve karar nisapları uygulanır. Bazı işlemlerde özel çoğunluklar ve başka kanuni sınırlamalar bulunabilir.

Oyda imtiyazlı paylar bütün genel kurul kararlarında kullanılabilir mi?

Hayır. TTK m.479 kapsamında belirli kararlarda oyda imtiyaz kullanılamaz.

Yatırımcı yeni yatırım turunu engelleyebilir mi?

Somut şirket yapısındaki kanuni ve geçerli sözleşmesel haklara bağlı olarak belirli etkileri olabilir. Ancak bütün sermaye artırımlarında otomatik veto sahibi olduğu söylenemez.

Deadlock nedir?

Şirketin karar alma sürecinde gerekli uzlaşmanın sağlanamaması nedeniyle belirli kararların alınamaması durumudur.

Kurucuların %51 pay sahibi olması şirket kontrolü için yeterli mi?

Tek başına her durumda yeterli değildir. Pay imtiyazları, yönetim kurulu yapısı, karar nisapları ve diğer geçerli haklar da değerlendirilmelidir.

Pay sahipleri sözleşmesindeki haklar esas sözleşmeye yazılmalı mı?

Her hakkın esas sözleşmeye yazılması mümkün veya gerekli değildir. Ancak belirli kurumsal hakların oluşturulması için esas sözleşme düzenlemesi gerekebilir. Her hükmün hukuki niteliği ayrıca incelenmelidir.

Sonuç: Startup Yatırımında Şirketin Kontrolü Yalnızca Pay Oranıyla Belirlenmez

Bir startup'ın yatırım alması, yeni finansman sağlanmasının yanında şirketin ortaklık ve yönetim yapısını da etkileyebilir.

Kurucular şirketin pay çoğunluğunu korusalar dahi yatırım sözleşmesindeki özel onay hakları, yönetim kurulunda temsil mekanizmaları, imtiyazlı paylar ve diğer sözleşmesel düzenlemeler karar alma süreçleri üzerinde etkili olabilir.

Ancak bu mekanizmaların tamamı Türk anonim şirketler hukukunda sınırsız biçimde uygulanabilecek haklar değildir.

Özellikle TTK'nın emredici hükümleri, şirket organlarının devredilemez görev ve yetkileri, pay sahipliği hakları ve genel kurul karar nisapları dikkate alınmalıdır.

Bu nedenle yatırım sözleşmelerinde yalnızca değerleme, yatırım tutarı ve pay oranları değil; hangi kararın hangi organ tarafından, hangi çoğunlukla ve hangi hukuki şartlarla alınacağı da belirlenmelidir.

Yatırımcıların ekonomik menfaatlerini koruyan mekanizmalar ile şirketin olağan faaliyetlerini sürdürebilmesi arasında hukuken ve ticari olarak uygulanabilir bir yapı kurulması önemlidir.

Startup yatırımlarında temel mesele, kurucunun şirketin yüzde kaçına sahip olduğu kadar, şirketin hangi kararlarını hangi hukuki yetkilerle alabileceğinin belirlenmesidir.


Hukuki Dayanaklar ve Kaynaklar

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu

  • m.340 – Anonim şirketlerde emredici hükümler.

  • m.360 – Belirli grupların yönetim kurulunda temsil edilmesi.

  • m.365–367 – Şirketin yönetimi ve yönetimin devri.

  • m.369 – Yönetim kurulu üyelerinin özen ve bağlılık yükümlülüğü.

  • m.370–371 – Şirketin temsili ve temsil yetkisinin kapsamı.

  • m.375 – Yönetim kurulunun devredilemez görev ve yetkileri.

  • m.390 – Yönetim kurulu kararları.

  • m.408 – Genel kurulun görev ve yetkileri.

  • m.411–412 – Azlığın genel kurulun toplantıya çağrılması ve gündeme madde eklenmesine ilişkin hakları.

  • m.418 ve m.421 – Genel kurul toplantı ve karar nisapları.

  • m.445–447 – Genel kurul kararlarının iptali ve butlanı.

  • m.454 – İmtiyazlı pay sahipleri özel kurulu.

  • m.478–479 – İmtiyazlı paylar ve oyda imtiyaz.

Diğer mevzuat

  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu; özellikle m.26–27, m.112 ve ilgili sözleşmeye aykırılık hükümleri.

  • Şirketin faaliyet modeline göre uygulanabilecek diğer ticaret ve sermaye piyasası mevzuatı.

Resmî mevzuat kaynağı

Yazar

Av. Şenay Yağmur Efe

Startup yatırımları, şirketler hukuku, pay sahipleri sözleşmeleri, kurucu ortaklık ilişkileri, teknoloji ve yazılım şirketlerinin sözleşmesel süreçleri üzerine hukuki çalışmalar yürütmektedir.

Bu makale genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Yatırımcı haklarının geçerliliği ve uygulanabilirliği; şirket türü, esas sözleşme, pay sahipleri sözleşmesi, şirket organlarının yapısı ve somut olayın özelliklerine göre ayrıca değerlendirilmelidir.

Av. Şenay Yağmur Efe
Yazar Av. Şenay Yağmur Efe

Ticaret, bilişim ve startup hukuku alanında uzman. Lawantra CEO'su. Grant & Guard kurucu ortağı.